DERMATOLOJİDE BOTİLİNUM TOKSİNİ UYGULAMALARI
Clastridium botilinum A eksotoksini, sıklıkla kullanılan adıyla botilinum toksini, botoks ya da botox kullanımı, yaşlanmanın cilt belirtileri özellikle yüzdeki dinamik kırışıklıklarla mücadelede çok popüler olmuş bir tedavi yöntemidir. Bu potent nörotoksin uygulanışı ve pratik sonuçları nedeniyle kozmetik dermatoloji alanında önemli bir yer almıştır.
İlk kez 1970 lerde maymunlarda strabismus tedavisinde kullanılmış, 1989 yılında ise FDA onayı alarak kozmetik amaçlı kullanıma başlanmıştır. Bugün 70 den fazla ülkede kozmetik nedenlerle yaygın olarak kullanılmaktadır. Botoks ya da botox, Clostridum Botulinum bakterisinden üretilmiş doğal, saflaştırılmış protein yapısında bir ilaçtır. Kırışıklığa yol açan kaslara ince uçlu enjektörler ile çok düşük dozlarda uygulanır.
Botilinum toksini asetilkolin salınımı için gerekli proteinleri bağlayarak çizgili kaslarda kimyasal denervasyon yapar ve enjekte edilen kaslarda geçici gevşek bir paralizi olur. Bu etki yaklaşık 3-5 ay sürmektedir.
Botilinum toksininin günümüzdeki en önemli kozmetik amaçlı kullanım alanları, yüzdeki dinamik kırışıklıkların (Hareket/mimik) ve aşırı terlemenin (Axiller vb) tedavisi / önlenmesidir. Uygulama kısa sürmekte, sonuçlar uygulamadan sonraki günler içinde görülebilmekte ve yan etki yok denecek kadar az olmaktadır.
Toksin seyreltilemişse -2 ile -8 derecede dondurucuda, seyreltilmişse +4 (Ya da daha az) derecede buzdolabında saklanır. Sulandırılmış toksinin saklanma süresi hakkında güncel klinik uygulamalar farklıdır. 1 haftaya kadar etkin kaldığı kabul edilmektedir. Ancak tercihan sulandırılmış toksin 24 saat içinde kullanılmalıdır.
Enjeksiyon öncesi hastalardan, morarmayı önlemek için aspirin ve NSAİ kesmesi istenir. Uygulamaya başlarken duyulabilecek acı hissini azaltmak için hastaya enjeksiyon öncesi buz ya da anestetik krem uygulanır.
Botilinum toksini bir kas içi enjeksiyonudur. Dolayısı ile yüz kaslarının (Proserus, korrugator, frontalis, ve orbikularis okuli vb.) anatomik yapısı çok iyi bilinmelidir. Toksin, yüzde başlıca glabellar bölgeye, alın bölgesine ve göz çevresine yapılır. Anak son zamanlarda artan tecrübe ile uygulayıcılar yüzün diğer bölümlerine ve boyuna da uygulama yapmaktadırlar.
Cinsiyet, cilt tipi, kas kitlesinin büyüklüğü, kırışıklık miktarı, botilinum tedavisine daha evvel verilen yanıt doz ayarını etkileyen faktörlerdir. Morarma, şişme, baş ağrısı, göz kapağı ve kaş pitozu, kaşın konum değiştirmesi ve diplopi az da olsa görülebilen komplikasyonlardır.
Botilinum toksin enjeksiyonu deneyimli ellerde kolay, ucuz ve az risklidir. Uygulama için ameliyathane şartı gerekmez. Tekrar yapılmadığında hasta eski görüntüsüne döner. Kolay, hızlı ve iyileşme süreci gerektirmeyen bir uygulama olduğu için uygulama sonrası işe ve günlük hayata hemen geri dönülür. |